8.1-MEVSİMLER ve İKLİM

1.Bölüm-Mevsimlerin Oluşumu

Güneş’in etrafında dolanan Dünya’nın, Güneş’e olan uzaklığı çok fazla değişmez.Bu nedenle, Güneş’ten Dünya’ya geçen ışık ve ısı miktarı da tüm yıl boyunca hemen hemen hep aynı kalır.Hatta Dünya Güneş’e en uzak konumdayken Kuzey Yarım Küre’de yaz mevsimi  yaşanır.

Mevsimlerin oluşmasının nedeni Güneş’ten gelen ışık ışınlarının Dünya’ya geliş açısının yıl içinde değişmesi ve Dünya’nın 23 derece 27 dakika (yaklaşık 23,5 derece) eğik bir açı ile kendi etrafında dönmesidir. Bu eğim sayesinde, Dünya üzerinde farklı konumlara gelen ışığın açısı, Dünya kendi etrafında ve Güneş etrafında dönerken değişir. Güneş ışınlarının dik ve dik açıya yakın açılarda geldiği yüzeylerde, birim yüzeye düşen ışın sayısı en fazladır. Bu nedenle, bu bölgelerde sıcaklık fazladır. Güneş ışığının gelme açısı azaldıkça birim yüzeye düşen ışın sayısı azalır. Bu yüzden, bu bölgelerde sıcaklık daha düşüktür.

 

Ayrıca, Güneş’e doğru eğik olan yarım kürede, Güneş tarafından aydınlanan bölge   daha büyüktür. Bu nedenle, yaz mevsimi olan yarım kürede daha uzun günler yaşanır.

Yıl içinde ilkbahar,yaz,sonbahar ve kış olmak üzere 4 mevsim yaşanır.Kuzey ve güney yarım kürelerde birbirine zıt mevsimler yaşanır.

Dünya’nın eksenindeki eğiklik olmasaydı Dünya üzerindeki farklı konumlara düşen ışık miktarı yıl boyunca değişmezdi. Mevsimler değişmez ve böylece, Dünya’nın her konumunda o yere özel değişmeyen bir mevsim olurdu.

Bu sebeple Dünya’nın eksen eğikliği, Dünya’nın farklı bölgelerinde yıl boyunca farklılaşan mevsimlerin yaşanmasına neden olur.

21 Mart’ta Güneşten gelen ışınları Ekvator’a dik gelir. Kuzey Yarım Küre’de havalar ısınmaya başlar ve ilkbahar başlarken Güney Yarım Küre’de sonbahar başlar

21 Haziran’da Güneş ışınları Kuzey Yarım Küreye dik gelir. Bu tarihte Kuzey Yarım Küre’de yaz, başlarken Güney Yarım Küre’de kış başlar

23 Eylül’de ışınlar tekrar Ekvator’a dik gelir. Bu tarihte Kuzey Yarım Küre’de sonbahar başlarken Güney Yarım Küre’de ilkbahar başlar.

21 Aralık’ta Güneş ışınları Güney Yarım Küre’ye dik gelir. Bu tarihte de Güney Yarım Küre’de yaz başlarken Kuzey Yarım Küre’de kış başlar.

NOT:Güneş ışınları yılda 4 defa Dik gelir.Bu tarihler şu şekildedir.21 Haziran’da Yengeç dönencesine,21 Aralık’ta Oğlak dönencesine ve 21 Mart-23 Eylül tarihlerinde Ekvatora dik gelir.

2.Bölüm-İklim ve Hava Hareketleri

 İklim ve hava olayları birbirinden farklı durumlardır. Bu iki kavramı birbirine karıştırmamamız gerekir. Şimdi bu kavramları tanıyalım.

Geniş bir bölgede uzun yıllar boyunca gözlenen hava olaylarının ortalamasına iklim denir. Dört mevsim boyunca bir bölgedeki ortalama hava sıcaklığı ve yağış miktarı, o bölgenin iklimini belirler. Bölgenin sıcaklığını ve yağış miktarını ise Ekvator’a yakınlık, rüzgârlar, yeryüzü şekilleri ve okyanus akıntıları gibi birçok faktör belirler. Bu yüzden Dünya’nın farklı bölgelerinde farklı iklimler görülür. İklim bilimi anlamına gelen klimatoloji, yeryüzünde görülen iklim tiplerini inceleyen bilim dalıdır. İklimi çalışan bilim insanlarına iklim bilimci (klimatolog) denir.

Hava sıcaklığına ve havadaki su buharı, diğer adıyla nem miktarına bağlı olarak gerçekleşen yağmur, kar ve rüzgâr gibi olaylara da hava olayları adı verilir.

Hava olaylarının değişimi günlük yaşantımızı etkiler. Örneğin bizler günümüzü nasıl geçireceğimizi planlarken hava durumunu göz önünde bulundururuz. Balıkçılar denize açılmadan önce, pilotlar uçuş öncesinde ve çiftçiler de toprağı ekip biçmeden önce yapılan hava tahminlerini göz önünde bulundururlar. Bu nedenle, havanın durumunun nasıl olacağının önceden tahmin edilebilmesi çok önemlidir.

Atmosferdeki sıcaklık değişimlerini ve çeşitli hava olaylarını inceleyerek hava tahminleri yapan bilim dalına meteoroloji denir.

Meteoroloji ile uğraşarak hava tahminleri yapan kişilere ise meteorolog adı verilir. Meteorologlar, gece ve gündüz sıcaklıklarının nasıl olacağı, alçak ve yüksek basınç etkisinin ne şekilde hissedileceği gibi tahminlerde bulunur.

Hava basıncındaki değişimler, hava olaylarını etkileyen temel etmenlerden biridir.

 Alçak Basınç: Güneş ışığını dik olarak alan ekvatora yakın yerlerde hava çok ısınır ve genleşerek yükselir. Isınan hava yoğuşur ve yağış olarak yeryüzüne iner. Alçak basınç alanlarında hava bulutlu ve kapalı olur.

 

Yüksek Basınç: Güneş ışığını eğik alan bölgelerde hava yeryüzüne yaklaştıkça ısınır ve gökyüzünde yoğunlaşma meydana gelmez. Bu nedenle bu bölgelerde güneşli ve sakin hava durumu gözlenir.

Basınç farkı dolayısıyla havanın yüksek basınç alanlarından alçak basınç alanlarına doğru hareketiyle rüzgârlar oluşur. Basınç farkının artması rüzgârın şiddetini de arttırır.

Ekvator ile kutup bölgelerinde alçak ve yüksek basınç alanları oluştuğu gibi, bu durum daha küçük bölgelerde de meydana gelebilir. Örneğin; Türkiye üzerinde kutuplara daha yakın olan Karadeniz Bölgesi çevresinde yüksek basınç alanları oluşurken, Ekvator’a yakın Akdeniz Bölgesi çevresinde alçak basınç alanları gözlenebilir

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir